yala|mak

yakinen

Ar yaḳīnan يقيناً z [zrf.] kesinlikle, şüphesiz Ar yaḳīn يقين z [#yḳn faˁīl sf.] kesin ve şüphesiz (bilgi) +an Ar yaḳina يقن zemin idi, kesin bildi

yaklaş|mak

ETü yāk/yağuk yakın +lAş-

yaklaşık
yakut

Ar yāḳūt ياقوت z [#yḳt] kırmızı renkli değerli bir taş, yakut (≈ OFa yākand a.a. ≈ Aram yāḳund/yākand יקנדא za.a. ≈ EYun ʰyákinthos ὑάκινθος za.a. )

yal

?

yala|mak

ETü: [ Irk Bitig, <900]
yaġlıġ kamıç bulupan yalġayu tirilmiş [yağlı kaşık bulup yalayarak hayatta kalmış] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ayāk yalġadı [[kâseyi yaladı]] (...) er yāġ yalwādı [[adam yağı yaladı]], yalwandı [[yalandı]]

<< ETü yalġa- yalamak ETü yalıġ dil? +(g)A-

Not: Karş. Moğ calġi- "yalayıp yutmak". • Yalıġ sözcüğü Kaşgarî'de "1. horoz ibiği, 2. at yelesi, 3. eyerin kaşı" anlamlarında geçer. Her üç tanımın "dil" fikrinin türevleri olduğu varsayılabilir.

Benzer sözcükler: yalama, yalanmak, yalarım, yalatmak

Bu maddeye gönderenler: yalak, yalaka, yalama, yalan, yalvar-


28.03.2019
yalabık

TTü yalabı- parıldamak, ışımak +Uk

yalak

<< OTü yalak hayvanlar için yeme veya içme çanağı ETü yalġa- yalamak +Uk

yalaka

<? TTü yalak yalayan, yalanan

yalama

<? TTü yala- yalamak +mA

yalan

<< ETü yalġan iftira, töhmet ETü yalġa-/yala- 1. yalamak, 2. iftira etmek, dil uzatmak +In ETü *yalıġ dil +(g)A-