yalıt|mak

yaldız

≈ ETü/TTü yulduz parıltı, yıldız

yalelli

Ar yā lallī يا للّى znakarat sözü, laylom

yalı

OYun yiáli γιάλη zsahil, deniz kıyısı, özellikle kıyı kumsalı [mod. gialós] << EYun aigialós αιγιαλός za.a.

yalım

<< OTü yalın/yalım alev, parıltı ETü yal- yanmak, parlamak +In

yalın

<< ETü yalıŋ çıplak ETü yalın- soyunmak, soyulmak +I(g)

yalıt|mak

YTü: "Fr insuler karşılığı" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
yalıtmak: Bir iletkenin yüzeyini yalıtkan madde ile kaplamak. YTü: yalıtkan [ Milliyet - gazete, 1951]
Ohm kanunu, iletkenler ve yalıtkanlar, iletkenlerin direnci... YTü: yalıtım [ Milliyet - gazete, 1965]
'Soğuk Uygulamada Beyaz Mantar ile Yalıtım' adlı broşürümüz çıkmıştır

TTü yalın- soyunmak

 yalın

Not: ETü/TTü yalın- fiilinden modern dönemde analoji yoluyla türetilmiştir.

Benzer sözcükler: yalıtılmak, yalıtım, yalıtkan


19.08.2017
yallah

Ar yā-llāh ياالله zya allah

yalnız

<< ETü yalŋuz/yalŋus yalnız ETü yalıŋ a.a. +Uz

yalpa

?

yaltak

<< TTü yaldak kuyruk sallayan, dalkavuk (TTü yaldan- (köpek) kuyruk sallamak +Uk <? TTü yal köpek yemeği )

yalvaç

<< ETü yalāvaç/yalāvar elçi, haberci