yalın

yalım

<< OTü yalın/yalım alev, parıltı ETü yal- yanmak, parlamak +In

yalın

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
yalıŋ bodunug tonlıg kıldım [çıplak boyları giydirdim] TTü: yalın ayak [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
Pīrūze'ye χaber itdiler, yalıŋ ayak geldi oğlunuŋ üzerine düşdi ağladı

<< ETü yalıŋ çıplak ETü yalın- soyunmak, soyulmak +I(g)

Benzer sözcükler: yalın ayak, yalın kat, yalın kılıç, yalıncak

Bu maddeye gönderenler: yalıt-, yalnız


27.05.2015