yalım

yalaz

<< OTü yalabız/yalawız alev OTü yalabı- alevlenmek, parlamak +Uz

yalçın

TTü yalav/yalın parıltı +çIn TTü yal- yanmak, parlamak

yaldız

≈ ETü/TTü yulduz parıltı, yıldız

yalelli

Ar yā lallī يا للّى znakarat sözü, laylom

yalı

OYun yiáli γιάλη zsahil, deniz kıyısı, özellikle kıyı kumsalı [mod. gialós] << EYun aigialós αιγιαλός za.a.

yalım

KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
flama - Fa: borziatas [burc-i ataş] - Tr: yalen [yalın] TTü: [ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
ısıtma [sıtma] bir yalıŋdır cehennem odundan, su ile sowudunuz Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
yalın: flamme, éclat

<< OTü yalın/yalım alev, parıltı ETü yal- yanmak, parlamak +In

Not: "Parlamak, yanmak" anlamında ETü ve TTü yal-, yalabı-, yul-, yaldra-, yıldra- biçimleri görülür. ETü yaşu-/%iyışı- ve yaru- (a.a.) biçimlerinin bunlarla bağlantısı muğlaktır. • Moğ cali "alev" Türkçeden alıntı olmalıdır.

Benzer sözcükler: yalın, yalınlanmak, yalınlandırmak, yalkın

Bu maddeye gönderenler: alaz, alev, yalabık, yalaz, yalçın, yıldız (yaldız, yıldırım)


03.08.2015
yalın

<< ETü yalıŋ çıplak ETü yalın- soyunmak, soyulmak +I(g)

yalıt|mak

TTü yalın- soyunmak

yallah

Ar yā-llāh ياالله zya allah

yalnız

<< ETü yalŋuz/yalŋus yalnız ETü yalıŋ a.a. +Uz

yalpa

?