yak|mak2

yahu

Ar yāhū ياهو zhitap ünlemi, ey!

Yahudi

Ar yahūdī يهودى zYehud kavmi ve dini İbr yhūdī יהודי za.a. öz Yəhūdāh Yakub'un dördüncü oğlu ve İsrailoğullarının 12 aşiretinden en güçlü olanın kurucusu İbr #ydh ידה zövme, medhetme

yahut

Fa yā χod ياخوَد zveya (bağlaç) § Fa يا z Fa χod خوَد zhatta, bizzat, ta kendisi

yak

İng yak Tibet sığırı, bos grunniens Tib gyag

yak|mak1

<< ETü yak- yaklaşmak, (el) dokundurmak, (yağ, merhem) sürmek ≈ ETü yaġu- yaklaşmak +Ik-

yak|mak2

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol anıŋ ewiŋe ōt yakturdı [[evinin yakılmasını emretti ve ateş yaktı]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
yaktı: aṣlā'ş-şay fi'n-nār [bir şeyi ateşte yaktı] TTü: [ Kadı Burhanettin, Divan, <1398]
cān yaχıben oduna ten yolına χāk ideyim

<< ETü *yak- ateş yakmak

Not: Yalın hali ETü kaydedilmemiştir; ancak karş. ETü yağız "yanık", yaktur- "ateş yaktırmak", yaktu "ışık". Dönüşlü anlam taşıyan ETü yan- fiilinin *yağın- biçiminden evrilmiş olması gerekir.

Benzer sözcükler: türkü yakmak, yakılmak, yaktı


03.08.2015
yaka

<< ETü yaka yan, kıyı, sınır ETü yak- yaklaşmak, yanına gelmek +A

yakala|mak

TTü yaka +lA-

yakamoz

Yun diakamós διακαμός zdeniz yüzeyinde ışıltı Yun diakéō διακαίω z(içinden) tutuşmak, parıldamak Yun dia+ kaíō καίω zyanmak

yakar|mak

<< ETü yakar- yalvarmak

yakı

<< ETü yakıġ yaraya sürülen bir tür ilaç ETü yak- +I(g)