yafta

yad1

<< ETü yāt yabancı

yad2

Fa yād ياد zanma, hatırlama << OFa ayād ≈ Ave yāta- a.a.

yadırga|mak

TTü yad yabancı +IrgA-

yadigâr

Fa yādegār ياده گار zandıç, anımsatan şey (§ Fa yāda ياده zanı Fa kardan, kār- كردن, كار zyapmak ) << OFa ayādgār a.a.

yadsı|mak

TTü yad yabancı +sI-

yafta

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
yāfte: Qui invenit & inventus [bulan kimse, bulunan şey]. Item privilegium, diploma immunitatis [muafiyet belgesi]. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
yāfta: ilanname, duvarlara yapıştırılan varaka. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
yafta: 1. Kutu ve şişe üzerin yapışdırılan yazılı kâğıd, 2. bazan mahkûmların göğüslerine asılan ilanname.

Fa yāfte يافته z [pp.] bulmuş, bulunmuş Fa yāftan, yāb- يافتن, ياب zbulmak, elde etmek +a << OFa ayāftan, ayāb- a.a.

Not: Türkçe güncel anlamı rağbet yafte "eskiden saraya tahsis edilen evlerin kapısına asılan beyanname" deyiminden türemiştir.

Benzer sözcükler: yaftalamak, yaftalanmak


14.11.2019
yağ

<< ETü yāġ hayvansal yağ veya süt yağı

yağ|mak

<< ETü yaġ- yağmur veya kar yağmak

yağdanlık

TTü yağdān yağ kabı +lIk § TTü yağ Fa +dān kap, mahfaza

yağı

<< ETü yaġı düşman

yağır

<< ETü yaġır sürtünmeden oluşan yara, yanık <? ETü *yaġ- yanmak/yakmak