yaşantı

yastık

<< ETü yastuk «yassıltılmış şey», 1. sikke, özellikle büyük boy Çin parası, 2. yastık ETü *yasıt- yassıltmak +Uk ETü yas- açmak, yaymak, yazmak +It-

yaş1

<< ETü yaş 1. taze, yeşil (bitki), yeşillik, 2. nem, ıslaklık, 3. göz yaşı << ETü *ñaş

yaş2

<< ETü yaş yaşam birimi ≈ ETü yaş taze, canlı, yeşil (bitki)

yaşa|mak

<< ETü yaşa- yeşermek, canlanmak, canlı olmak ETü yaş yeşil, canlı +(g)A-

yaşam

TTü yaşa- +Im

yaşantı

YTü: "deneyim, tecrübe" [ Cumhuriyet - gazete, 1957]
Özdemir Nutku'nun 'Bölük Yaşantı' adlı şiir kitabında

TTü yaşan- +(In)tI

 yaşa-

Not: Alm Erlebnis ve İng experience karşılığı olarak 1950 dolayında Macit Gökberk'in türettiği söylenen sözcüktür. 1960 dolayında popülerleşmiş, hemen akabinde "yaşam, ömür" anlamında kullanımı ağır basmıştır.


14.01.2018
yaşar|mak

<< ETü yaşar- nemlenmek, yeşillenmek ETü yaş nemli, yeşil +Ar-

yaşıt

TTü yaş +Ut

yaşmak

<< OTü yaşmak yüz örtüsü ETü yaş- saklanmak +(A)mAk

yat

İng yacht seyir teknesi Hol jachtschip avcı teknesi Hol jagen av, takip

yat|mak

<< ETü yat- 1. yaymak, sermek [geçişli f.], 2. uyumak [geçişsiz f.] <? ETü yad- yaymak, sermek, açmak +It-