yaşa|mak

yasla|mak

<< ETü yasılā- yassıltmak, yaymak, açmak ETü yası yassı, yayık +lA-

yassı

<< ETü yası yassı ETü yas- yaymak, açmak +I(g)

yastık

<< ETü yastuk «yassıltılmış şey», 1. sikke, özellikle büyük boy Çin parası, 2. yastık ETü *yasıt- yassıltmak +Uk ETü yas- açmak, yaymak, yazmak +It-

yaş1

<< ETü yaş 1. taze, yeşil (bitki), yeşillik, 2. nem, ıslaklık, 3. göz yaşı << ETü *ñaş

yaş2

<< ETü yaş yaşam birimi ≈ ETü yaş taze, canlı, yeşil (bitki)

yaşa|mak

ETü: "a.a." [ Orhun Yazıtları, 735]
öd teŋri yaşar kişi oglı kop ölgeli törümiş [Zaman tanrısı yaşayan kişi oğlunu hep ölümlü yaratmış] ETü: [ Kutadgu Bilig, 1069]
kişi köŋli bağ ol, yaşarġu suvı bu begler sözi [kişi gönlü bir bahçedir, onu yaşatan/yeşerten su bu beyler sözü]

<< ETü yaşa- yeşermek, canlanmak, canlı olmak ETü yaş yeşil, canlı +(g)A-

 yaş1

Benzer sözcükler: yaşa, yaşanmak, yaşasın, yaşatmak

Bu maddeye gönderenler: yaşam, yaşantı


27.03.2015
yaşam

TTü yaşa- +Im

yaşantı

TTü yaşan- +(In)tI

yaşar|mak

<< ETü yaşar- nemlenmek, yeşillenmek ETü yaş nemli, yeşil +Ar-

yaşıt

TTü yaş +Ut

yaşmak

<< OTü yaşmak yüz örtüsü ETü yaş- saklanmak +(A)mAk