yaş1

yasemin

Fa yāsaman/yāsamīn ياسمن/ياسمين zgüzel kokulu çiçekleri olan bir bitki, jasminum fruticans << OFa yāsmīn/yāsmīk a.a.

yasin

Ar yā sīn يا سين zY ve S harfleri, Kuran'da bu harflerle başlayan sure

yasla|mak

<< ETü yasılā- yassıltmak, yaymak, açmak ETü yası yassı, yayık +lA-

yassı

<< ETü yası yassı ETü yas- yaymak, açmak +I(g)

yastık

<< ETü yastuk «yassıltılmış şey», 1. sikke, özellikle büyük boy Çin parası, 2. yastık ETü *yasıt- yassıltmak +Uk ETü yas- açmak, yaymak, yazmak +It-

yaş1

ETü: "gözyaşı" [ Orhun Yazıtları, 735]
közde yaş kelser tıda köŋülde sıgıt kelser [gözden yaş gelse gönülden ağıt gelse] ETü: "... taze, yeşil" [ Irk Bitig, <900]
tarıġ bişdi, yaş ot ündi [ekin olgunlaştı, yaş ot yetişti] ETü: "... yeşillik" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yāş [[... yenilebilen yeşil yapraklı bitkiler]]

<< ETü yaş 1. taze, yeşil (bitki), yeşillik, 2. nem, ıslaklık, 3. göz yaşı << ETü *ñaş

Not: Anlam yelpazesi için karş. Fa tar "1. taze, yeşil (bitki), 2. nem, ter". • Moğ nasu(n) "yeşillik, yaşam birimi" biçimi, Erken ETü ñaş biçimine işaret eder.

Benzer sözcükler: gözyaşı, yaş üzüm, yaşlık

Bu maddeye gönderenler: yaş2 (yaşıt), yaşa- (yaşam, yaşantı), yaşar- (yeşer-), yaz (yayla), yeşil


10.12.2015
yaş2

<< ETü yaş yaşam birimi ≈ ETü yaş taze, canlı, yeşil (bitki)

yaşa|mak

<< ETü yaşa- yeşermek, canlanmak, canlı olmak ETü yaş yeşil, canlı +(g)A-

yaşam

TTü yaşa- +Im

yaşantı

TTü yaşan- +(In)tI

yaşar|mak

<< ETü yaşar- nemlenmek, yeşillenmek ETü yaş nemli, yeşil +Ar-