yağ

yad2

Fa yād ياد zanma, hatırlama << OFa ayād ≈ Ave yāta- a.a.

yadırga|mak

TTü yad yabancı +IrgA-

yadigâr

Fa yādegār ياده گار zandıç, anımsatan şey (§ Fa yāda ياده zanı Fa kardan, kār- كردن, كار zyapmak ) << OFa ayādgār a.a.

yadsı|mak

TTü yad yabancı +sI-

yafta

Fa yāfte يافته z [pp.] bulmuş, bulunmuş Fa yāftan, yāb- يافتن, ياب zbulmak, elde etmek +a << OFa ayāftan, ayāb- a.a.

yağ

ETü: [ Irk Bitig, <900]
yaġlıġ kamıç bulupan yalġayu tirilmiş [yağlı kaşık bulup yalayarak hayatta kalmış] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yāġ: al-duhn (...) saġ yāġ [[tereyağı - Oğuzlar iç yağına yāġ der.]]

<< ETü yāġ hayvansal yağ veya süt yağı

Not: ETü yayı- "çalkalamak" fiiliyle ilgisi üzerinde durulabilir. • Erm yeġ/yüġ իւղ "zeytinyağı" ile benzerliği muammadır. Ermenice sözcük EYun wélaia > Lat oleum "zeytinyağı" eşdeğeridir.

Benzer sözcükler: içyağı, tereyağı, yağcı, yağcılık, yağhane, yağlamak, yağlanmak, yağlatmak, yağlı, yağlı güreş, yağlıboya, zeytinyağı

Bu maddeye gönderenler: tereyağı, yağdanlık


04.03.2015
yağ|mak

<< ETü yaġ- yağmur veya kar yağmak

yağdanlık

TTü yağdān yağ kabı +lIk § TTü yağ Fa +dān kap, mahfaza

yağı

<< ETü yaġı düşman

yağır

<< ETü yaġır sürtünmeden oluşan yara, yanık <? ETü *yaġ- yanmak/yakmak

yağız

<< ETü yaġız kahverengi, yanık renk (≈ ETü yaġır sürtünme sonucu meydana gelen yara, yanık ) ETü *yak- yakmak +Uz