yağı

yadsı|mak

TTü yad yabancı +sI-

yafta

Fa yāfte يافته z [pp.] bulmuş, bulunmuş Fa yāftan, yāb- يافتن, ياب zbulmak, elde etmek +a << OFa ayāftan, ayāb- a.a.

yağ

<< ETü yāġ hayvansal yağ veya süt yağı

yağ|mak

<< ETü yaġ- yağmur veya kar yağmak

yağdanlık

TTü yağdān yağ kabı +lIk § TTü yağ Fa +dān kap, mahfaza

yağı

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
kagan süsi böri teg ermiş, yagısı koñ teg ermiş [kağan ordusu kurt gibi idi, düşmanı koyun gibi idi]

<< ETü yaġı düşman

Not: Fa yāġī(a.a.) Türkçeden alıntıdır.


05.03.2015
yağır

<< ETü yaġır sürtünmeden oluşan yara, yanık <? ETü *yaġ- yanmak/yakmak

yağız

<< ETü yaġız kahverengi, yanık renk (≈ ETü yaġır sürtünme sonucu meydana gelen yara, yanık ) ETü *yak- yakmak +Uz

yağma

<< TTü yakma ETü yak- +mA

yağmur

<< ETü yaġmur yağmur ETü yaġ- +mUr

yahni

≈ Fa yaχnī يخنى zbir tür et yemeği ≈? Sogd yaχnē artık, özellikle yemek artığı