yılkı

yılan

<< ETü ılan/yılan malum sürüngen

yılankavi

<< TTü yılan kavı yılan gömleği TTü kav (soyulmuş) deri, kabuk, kepek

yıldırım

≈ ETü yaldrık/yuldrık parlama, kıvılcım ETü yaldrı-/yuldrı- parlamak +Im ETü yaldız/yulduz parıltı, yıldız +I-

yıldız

<< ETü yultuz/yulduz yıldız

yılış|mak

<< ETü yılış- ılınmak, gevşemek, rahat olmak ETü yılı- ılınmak, ısınmak +Iş-

yılkı

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
ol yılkıg alıp igittim [o at sürüsünü alıp besledim] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yılkı: al-bahāim [[dört ayaklı hayvan]], al-dawābb [[yük hayvanı]], al-ḥaywān [[her türlü hayvan]] TTü: [ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, <1960]
yılkı: 1. At sürüsü (...) 2. Başıboş dolaşan at, öküz vb. sürüsü.

<< ETü yılkı at sürüsü, at

Not: Türkçe kullanımdan düşmüş bir sözcük iken 1960'lardan sonra belki Cengiz Aytmatov çevirilerinin yardımıyla yeniden duyulmuştur.


30.10.2020
yıpran|mak

ETü opra- (giysi) eskimek, aşınmak +In-

yır

<< ETü ır/yır türkü

yırt|mak

<< ETü yırt- yırtmak, parçalamak ETü yır-/ır- yarmak, kesmek +It-

yırtıcı

TTü yırt- +çI

yırtmaç

TTü yırt- +(A)mAç