yıldız

yıl

<< ETü yıl

yıl|mak

<< ETü yıġıl- yığılmak, geri durmak ETü yıġ- yığmak, men etmek +Il-

yılan

<< ETü ılan/yılan malum sürüngen

yılankavi

<< TTü yılan kavı yılan gömleği TTü kav (soyulmuş) deri, kabuk, kepek

yıldırım

≈ ETü yaldrık/yuldrık parlama, kıvılcım ETü yaldrı-/yuldrı- parlamak +Im ETü yaldız/yulduz parıltı, yıldız +I-

yıldız

ETü: [ETY <900]
kamaġda erklig yultuz ermiş [tümünden muktedir yıldız imiş] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yulduz: al-kawkab KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
astrologus: yulduzči [yulduzči] TTü: [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
kenīzekler anı ılduzlar māhı kaplar gibi kaplamışlar TTü: "... kuzey" [ Piri Reis, Kitab-ı Bahriye, 1521]
ve şimal yılduzı daχı (...) bahrīler pusolalarında gene yılduz dérler "... ünlü sanatçı, star" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
yıldız (...) 4. Herkes tarafından sevilen ünlü sanatçı. Sinema yıldızı.

<< ETü yultuz/yulduz yıldız

 yalım

Not: Karş. ETü yula, Moğ zula "ışık, kandil".

Benzer sözcükler: yıldız çiçeği

Bu maddeye gönderenler: yaldız, yıldırım


03.10.2017
yılış|mak

<< ETü yılış- ılınmak, gevşemek, rahat olmak ETü yılı- ılınmak, ısınmak +Iş-

yılkı

<< ETü yılkı at sürüsü, at

yıpran|mak

ETü opra- (giysi) eskimek, aşınmak +In-

yır

<< ETü ır/yır türkü

yırt|mak

<< ETü yırt- yırtmak, parçalamak ETü yır-/ır- yarmak, kesmek +It-