yüzey

yürü|mek

<< ETü yorı-/yöri- yürümek, yol almak

yüz|mek

<< ETü üz-/yüz- 1. üste çıkmak, su yüzünde kalmak, 2. deri soymak

yüz|mek2
yüz1

<< ETü üz/yüz 1. bir şeyin üzeri, satıh, yüzey, 2. çehre ≈ Muğ nigur a.a.

yüz2

<< ETü yüz 100 sayısı

yüzey

YTü: "Fr surface karşılığı" [ Osmanlıcadan Türkçeye Cep Kılavuzu, 1935]
yüzey = 1. Sath; 2. Müstevi

TTü yüz +(g)Ay

 yüz1

Benzer sözcükler: yüzeysel


20.01.2015
yüzgeç

TTü yüz- suda yüzmek +(g)Aç

yüzük

<< ETü yüzük parmak halkası ≈? ETü yügsük a.a.

zaaf

Ar ḍaˁf ضَعْف z [#ḍˁf faˁl msd.] zayıflık Ar ḍaˁufa ضَعُفَ zzayıfladı, zayıf idi

zabıt

Ar ḍabṭ ضبط z [#ḍbṭ faˁl msd.] denetim, kontrol, elde tutma, kaydetme, kayıt Ar ḍabaṭa ضبط zel altında tuttu, denetim altına aldı, (mec.) kaydetti, yazıya döktü

zabıta

Ar ḍābiṭa(t) ضابطة z [#ḍbṭ fāˁila(t) fa. fem.] denetleme gücü, düzen, disiplin Ar ḍabaṭa ضبط zdenetim altına aldı, zabtetti