yüz1

yün

<< ETü yuŋ yün <? ETü yun- yıkanmak +I(g)

yürek

<< ETü yürek kalp ETü yüri- yürümek +(g)Ak

yürü|mek

<< ETü yorı-/yöri- yürümek, yol almak

yüz|mek

<< ETü üz-/yüz- 1. üste çıkmak, su yüzünde kalmak, 2. deri soymak

yüz|mek2
yüz1

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
yüz artuk okun urtı yüziŋe başıŋa bir tegirmedi [yüzden fazla ok attı yüzüne başına bir tane değdirmedi] KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
ayak üzi [ayağın üst kısmı] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
yer yüzi ... yüzi ak ... yüz karası ... yüz döndürmek ... yüz tutmak ... yüz bulmak ... yüze gülmek ... bu yüzden

<< ETü üz/yüz 1. bir şeyin üzeri, satıh, yüzey, 2. çehre, faça << ETü *ñür

Not: Karş. ETü üzlen- "yağın üste çıkması", Kıp üzek "satıh". • Moğ nigur "satıh, yüzey, cilt, çehre" biçimi, özgün önsesin /ñ/ olduğunu düşündürür.

Benzer sözcükler: yeryüzü, yüz akı, yüz bulmak, yüz görümlüğü, yüz karası, yüz suyu, yüz tutmak, yüz yüze, yüzleşmek, yüzleştirmek, yüzölçümü, yüzsüz, yüzükoyun, yüzünden, yüzüstü


25.02.2019
yüz2

<< ETü yüz 100 sayısı

yüzey

TTü yüz +(g)Ay

yüzgeç

TTü yüz- suda yüzmek +(g)Aç

yüzük

<< ETü yüzük parmak halkası << ETü yügsük a.a.

zaaf

Ar ḍaˁf ضَعْف z [#ḍˁf faˁl msd.] zayıflık Ar ḍaˁufa ضَعُفَ zzayıfladı, zayıf idi