yüzük

yüz|mek2
yüz1

<< ETü üz/yüz 1. bir şeyin üzeri, satıh, yüzey, 2. çehre ≈ Muğ nigur a.a.

yüz2

<< ETü yüz 100 sayısı

yüzey

TTü yüz +(g)Ay

yüzgeç

TTü yüz- suda yüzmek +(g)Aç

yüzük

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yüzük: al-χātim [[mühür yüzüğü]] Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
üzük: anneau [yüzük]

<< ETü yüzük parmak halkası ≈? ETü yügsük a.a.

 yüksük

Not: yüz- fiilinin çeşitli anlamlarından biriyle bağdaştırmak güçtür. ETü yüksük sözcüğüyle etimolojik ilgisi de, varsa, açık değildir.

Bu maddeye gönderenler: bilezik


16.06.2021
zaaf

Ar ḍaˁf ضَعْف z [#ḍˁf faˁl msd.] zayıflık Ar ḍaˁufa ضَعُفَ zzayıfladı, zayıf idi

zabıt

Ar ḍabṭ ضبط z [#ḍbṭ faˁl msd.] denetim, kontrol, elde tutma, kaydetme, kayıt Ar ḍabaṭa ضبط zel altında tuttu, denetim altına aldı, (mec.) kaydetti, yazıya döktü

zabıta

Ar ḍābiṭa(t) ضابطة z [#ḍbṭ fāˁila(t) fa. fem.] denetleme gücü, düzen, disiplin Ar ḍabaṭa ضبط zdenetim altına aldı, zabtetti

zabit

Ar ḍābiṭ ضابط z [#ḍbṭ fāˁil fa.] zapteden, kontrol eden, denetçi Ar ḍabaṭa ضبط zdenetim altına aldı

zaç

Ar zāc زاج zsülfürik asit Fa zāg زاگ za.a.