vur|mak

voyvoda

Sırp voivoda kumandan § Sırp vôina asker, ordu Sırp voda kumanda etmek, yönetmek

vuku

Ar wuḳūˁ وُقوع z [#wḳˁ fuˁūl msd.] 1. düşme, 2. olma, vuku bulma Ar waḳaˁa وَقَعَ zdüştü, vardı, oldu

vukuat

Ar wuḳūˁāt وقوعات z [#wḳˁ çoğ.] olaylar, vuku bulanlar Ar wuḳūˁ وقوع z +āt

vukuf

Ar wuḳūf وُقوف z [#wḳf fuˁūl msd.] durma, özellikle bir konu üzerinde durma, bir şeyi derinlemesine bilme Ar waḳafa وَقَّفَ zdurdu

vulva

Lat vulva kadın cinsel organının ağız bölümü Lat voluere kıvırmak, kıvrılmak

vur|mak

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
taş tokıtdım köŋülketi sabınım urturtum [taş diktirdim gönüldeki sözümü yazdırdım] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
urmak اورمق vul. vurmak: zarb, zeden, çalmak, basmak, dögmek. TTü: [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
vurdumduymaz: 1. Anlayışı kıt, 2. Aldırmaz, aldırışsız.

<< ETü ur- darp etmek

Not: Eski yazıda urmak yazılır ve muhtemelen 17. yy'a dek bu şekilde söylenirdi.

Benzer sözcükler: vurdumduymaz, vurdurmak, vuruk, vurulmak, vuruş, vuruşmak

Bu maddeye gönderenler: başvuru, vurgu, vurgun


09.04.2015
vurgu

TTü vur- +gU

vurgun

TTü vur- +gIn

vuslat

Ar waṣla(t) وَصْلة z [#wṣl faˁla(t) msd.] birleşme, buluşma, ulaşma, varma Ar waṣala وَصَلَ zulaştı

vuvuzela

İng vuvuzela 2010 dünya futbol şampiyonasında popülerlik kazanan Gürney Afrika kökenli borazan Zulu vuvu-zela 'vuvu' sesi yapma

vuzuh

Ar wuḍūḥ وضوح z [#wḍḥ fuˁūl msd.] açık ve berrak olma, aydınlanma, açıklık Ar waḍaḥa وضح zaçık ve berrak oldu, aydınlandı