viyol

vitray

Fr vitrail renkli camlarla yapılan sanat eseri Fr vitre cam Lat vitrum çivit otu, cam

vitrifiye

Fr vitrifié [pp.] cam haline gelmiş, camlanmış Fr vitrifier camlaştırmak << OLat vitrificare

vitrin

Fr vitrine camlı dükkan bölmesi Fr vitre cam +in°

viyadük

Fr viaduc yol veya demiryolu köprüsü § Lat via yol (<< HAvr *weǵʰ-ya- HAvr *weǵʰ- gitmek, götürmek, iletmek ) Lat ductus [pp.] ileten, nakleden (Lat ducere iletmek +()t° )

viyak

onom çocuk ağlaması sesi

viyol

"yumurta veya fide kabı" [ Milliyet - gazete, 1964]
Plastik kutular - Yoğurt, helva, yumurtacılar için viyol

Fr alvéole 1. çukur kap, özellikle arı peteği, diş yuvası, 2. karton veya plastik yumurta kabı Lat alveolus küçük kap Lat alveus ahşaptan oyma tekne, hokka ≈ Lat alvus karın, bağır, insan ve hayvanın iç boşluğu

 oje


07.12.2013
viyola

İt viola Batı müziğinde bir çalgı, alto keman İsp viduela Arap müziğinden alınmış eski bir çalgı << OLat vidula [küç.] bohça, torba ≈ Lat vidulus a.a.

viyolet

Fr violette [küç.] menekşenin küçük çeşidi Fr viole menekşe +et° Lat viola a.a.

viyolon

Fr violon keman İt violone [büy.] eski bir çalgı, büyük keman İt viola keman +on

viyolonsel

Fr violoncelle bir çalgı, bariton keman İt violoncello [küç.] «büyük kemanın küçüğü», a.a. İt violone [büy.] eski bir çalgı, büyük keman

vize

İt visa «görüldü», pasaportta onay damgası << Lat visa görülmüş Lat videre, vis- görmek