veto

vestiyer

Fr vestiaire giysi yeri OLat vestiarium a.a. Lat vestis giysi, özellikle gömlek +ari° << HAvr *wés-ti-s HAvr *wes-² örtünmek, giyinmek

vesvese

Ar waswasa(t) وسوسة z [#ws faˁfaˁa(t) q. msd.] fısıldama, şeytanın fısıldadığı şey onom waswasa وَسْوَسَ zfısıldadı, mırıldandı

veteran

İng veteran emektar, tecrübeli asker Lat veteranus a.a. Lat vetus, veter- ihtiyar +an° << HAvr *wet-2 yıl

veteriner

Fr vétérinaire hayvan tabibi, veteriner Lat veterinarius a.a. Lat veterinus (ordu dilinde) at +ari° Lat vetus, veter- yaş, yaşlı +in°

vetire

Ar watīra(t) وتيرة z [#wtr] patika, yol, yöntem ≈ Ar watar وتر zip

veto

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
veto: Hükümdar veya reisin bir kararı bozma hakkı.

Lat veto «karşıyım», Roma'da halk tribun'unun senato kararına direnme yetkisine verilen ad Lat vetare karşı çıkmak, yasaklamak


01.01.2011 den önce
veya

§ Ar/Fa wa و z Ar/Fa يا z

veyl

Ar wayl ويل zhayıflanma ünlemi, vay!

vezaret

Ar wizāra(t) وِزارة z [#wzr fiˁāla(t) msd.] vezir olma, vezirlik Ar wazīr وزير zvezir

vezin

Ar wazn وَزن z [#wzn faˁl msd.] 1. tartma, 2. denge, tartı, ölçü, özellikle şiir ölçüsü Ar wazana وَزَن ztarttı

vezir

Ar wazīr وزير z [#wzr faˁīl sf.] hükümdarın yardımcısı, danışman, bakan OFa viçīr bir tür yönetici, yargıç (Kaynak: Widengren sf. 196)Ave *vī-çara- yargılamak (Kaynak: Barth sf. 1438)