vestibül

vesait

Ar wasāˀiṭ وسائط z [#wsṭ faˁāˀil çoğ.] araçlar Ar wāsiṭa(t) واسطة z [t.]

vesayet

Ar waṣāya(t) وصاية z [#wṣy faˁāla(t) msd.] iş yükleme, tavsiye, sipariş, vasiyet Ar waṣiya وَصِىَ zsipariş etti, güven gerektiren bir iş veya öğüt verdi, yol gösterdi

vesika

Ar waṯīḳa(t) وثيقة z [#ws̠ḳ faˁīlā(t) sf. fem.] güvence, delil, belge Ar waṯaḳa وثق zpekiştirdi

vesile

Ar wasīla(t) وسيلة z [#wsl faˁīlā(t) sf. fem.] aracı, araç, yöntem, fırsat

vesselam

Ar wa's-salām والسلام z«barış adına», yemin sözü

vestibül

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
vestibül: Bir binaya girmek için medhal teşkil eden ve diğer odalara da geçmeğe yarayan mahal.

Fr vestibule 1. revak, 2. binanın giriş salonu, hol Lat vestibulum a.a.

Not: Latince sözcüğün kaynağı muğlaktır (E-M 729).


19.02.2018
vestiyer

Fr vestiaire giysi yeri OLat vestiarium a.a. Lat vestis giysi, özellikle gömlek +ari° << HAvr *wés-ti-s HAvr *wes-² örtünmek, giyinmek

vesvese

Ar waswasa(t) وسوسة z [#ws faˁfaˁa(t) q. msd.] fısıldama, şeytanın fısıldadığı şey onom waswasa وَسْوَسَ zfısıldadı, mırıldandı

veteran

İng veteran emektar, tecrübeli asker Lat veteranus a.a. Lat vetus, veter- ihtiyar +an° << HAvr *wet-2 yıl

veteriner

Fr vétérinaire hayvan tabibi, veteriner Lat veterinarius a.a. Lat veterinus (ordu dilinde) at +ari° Lat vetus, veter- yaş, yaşlı +in°

vetire

Ar watīra(t) وتيرة z [#wtr] patika, yol, yöntem ≈ Ar watar وتر zip