vesayet

vertigo

Fr vertige Lat vertīgō 1. döngü, sarmal, 2. baş dönmesi Lat vertere, vers- dönmek

vertikal

Fr vertical dikey OLat verticalis dik, sivri Lat vertex, vertic- zirve, tepe noktası +al°

vesaik

Ar waṯāˀiḳ وثائق z [#ws̠ḳ faˁāˀil çoğ.] belgeler Ar waṯīḳa(t) وثيقة z [t.] belge, vesika

vesaire

Ar wa sāˀira(t) و سائرة zve diğerleri

vesait

Ar wasāˀiṭ وسائط z [#wsṭ faˁāˀil çoğ.] araçlar Ar wāsiṭa(t) واسطة z [t.]

vesayet

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
vasāyet & vısāyet: Quod praecipitur aut commendatur [öğütlenen şey], mandatum, testamentum [tavsiye, vasiyet] YO: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
vesāyet: Vasilik, icra memurluğu.

Ar waṣāya(t) وصاية z [#wṣy faˁāla(t) msd.] iş yükleme, tavsiye, sipariş, vasiyet Ar waṣiya وَصِىَ zsipariş etti, güven gerektiren bir iş veya öğüt verdi, yol gösterdi

 vasiyet

Not: Türkçe güncel anlamı geç dönem Osmanlıcada vāsī "vasiyeti icra etmekle görevli kişi, icra memuru" adından türetilmiştir.


15.05.2015
vesika

Ar waṯīḳa(t) وثيقة z [#ws̠ḳ faˁīlā(t) sf. fem.] güvence, delil, belge Ar waṯaḳa وثق zpekiştirdi

vesile

Ar wasīla(t) وسيلة z [#wsl faˁīlā(t) sf. fem.] aracı, araç, yöntem, fırsat

vesselam

Ar wa's-salām والسلام z«barış adına», yemin sözü

vestibül

Fr vestibule 1. revak, 2. binanın giriş salonu, hol Lat vestibulum a.a.

vestiyer

Fr vestiaire giysi yeri OLat vestiarium a.a. Lat vestis giysi, özellikle gömlek +ari° << HAvr *wés-ti-s HAvr *wes-² örtünmek, giyinmek