vergi

veraset

Ar wirāṯa(t) وراثة z [#wrs̠ fiˁāla(t) msd.] miras edinme, varis olma, miras Ar wariṯa ورث zmiras edindi

verem

Ar waram وَرَم z [#wrm faˁal ] ur, tümör Ar warima َوَرِم zşişti

verese

Ar waraṯa(t) ورثة z [#wrs̠ faˁala(t) çoğ.] varisler Ar wāriṯ وارث z [t.]

veresiye

TTü vér- +AsI

verev

Erm verev վերեւ zyamuk, diyagonal Erm ver վեր zyukarı << HAvr *(s)upér yukarı, üst

vergi

ETü: "bahşiş" [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
birgü bulmatın koltğuçılar yığlayu barsar [bağış almayınca dilenciler ağlayarak gitse] ETü: "... borç" [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
anıŋ maŋa bir at birgüsi bār [onun bana bir at borcu var] TTü: "... hediye, haraç" [ Hızır b. Celalüddin, Tarih-i İbn Kesir terc., 1438]
Abdülmuttalib'e bu zikrolunan miktar virgü virdiler

<< ETü birgü verilen şey, borç, bahşiş ETü bir- vermek +gU

 ver-

Benzer sözcükler: vergi dairesi, vergilendirmek, vergisiz


03.07.2015
veri

TTü ver- +I(g)

verim

≈ ETü bérim veriş, verilen şey, borç ETü bér- vermek +Im

verizm

Fr verisme İt verismo (özellikle operada) gerçekçilik İt vero gerçek +ism° << Lat verus a.a. << HAvr *weh₁-ro-s (*wē-ro-s) a.a.

vermut

Fr vermout pelin bitkisiyle tatlandırılmış şarap Alm Wermut pelin bitkisi, bu bitkiyle tatlandırılmış şarap

vernaküler

Fr vernaculaire yerli halka özgü olan Lat vernaculus [küç.] «hane çocuğu», yerli, yerel +ari° Lat verna sahibinin evinde doğmuş olan köle +icul°