verese

Venüs

Fr Vénus 1. bir Roma tanrıçası, 2. bir gezegen Lat venus, vener- 1. aşk, sevişme eylemi, 2. aşk tanrıçası << HAvr *wénh₁-o-s (*wén-o-s) arzu HAvr *wenh₁- (*wen-) arzulamak

ver|mek

<< ETü bir- vermek

veranda

İng veranda/verandah zemin katında avluya veya bahçeye bakan parmaklıklı taraça Hind varanda/baranda a.a. Port baranda parmaklık

veraset

Ar wirāṯa(t) وراثة z [#wrs̠ fiˁāla(t) msd.] miras edinme, varis olma, miras Ar wariṯa ورث zmiras edindi

verem

Ar waram وَرَم z [#wrm faˁal ] ur, tümör Ar warima َوَرِم zşişti

verese

[ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
ˁulemā veres̠e-i enbiyā [peygamber mirasçıları] olurlar. Baŋa hürmet eyle.

Ar waraṯa(t) ورثة z [#wrs̠ faˁala(t) çoğ.] varisler Ar wāriṯ وارث z [t.]

 varis1


20.08.2015
veresiye

TTü vér- +AsI

verev

Erm verev վերեւ zyamuk, diyagonal Erm ver վեր zyukarı << HAvr *(s)upér yukarı, üst

vergi

<< ETü birgü verilen şey, borç, bahşiş ETü bir- vermek +gU

veri

TTü ver- +I(g)

verim

≈ ETü bérim veriş, verilen şey, borç ETü bér- vermek +Im