veraset

venom

İng venom yılan zehiri, her türlü zehir Lat venenum aşk iksiri, her türlü iksir veya zehir Lat venus aşk

ventil

İng ventil hava akımını kontrol eden kapakçık OLat ventile hava kapağı Lat ventus yel, hava akımı << HAvr *h₂wéh₁n̥ts (*awḗn̥ts) a.a. HAvr *h₂weh₁- (*awē-) esmek

Venüs

Fr Vénus 1. bir Roma tanrıçası, 2. bir gezegen Lat venus, vener- 1. aşk, sevişme eylemi, 2. aşk tanrıçası << HAvr *wénh₁-o-s (*wén-o-s) arzu HAvr *wenh₁- (*wen-) arzulamak

ver|mek

<< ETü bir- vermek

veranda

İng veranda/verandah zemin katında avluya veya bahçeye bakan parmaklıklı taraça Hind varanda/baranda a.a. Port baranda parmaklık

veraset

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
daˁvā-i virāseti evrenk ider [taht varisliği iddiası güder]

Ar wirāṯa(t) وراثة z [#wrs̠ fiˁāla(t) msd.] miras edinme, varis olma, miras Ar wariṯa ورث zmiras edindi

 irs

Benzer sözcükler: veraset ilamı


05.11.2014
verem

Ar waram وَرَم z [#wrm faˁal ] ur, tümör Ar warima َوَرِم zşişti

verese

Ar waraṯa(t) ورثة z [#wrs̠ faˁala(t) çoğ.] varisler Ar wāriṯ وارث z [t.]

veresiye

TTü vér- +AsI

verev

Erm verev վերեւ zyamuk, diyagonal Erm ver վեր zyukarı << HAvr *(s)upér yukarı, üst

vergi

<< ETü birgü verilen şey, borç, bahşiş ETü bir- vermek +gU