velur

veli

Ar walīy وَلِىّ z [#wly faˁīl sf.] yakın, dost, yoldaş Ar walā وَلَا zyakın idi, dost idi

veliaht

Ar walīy ˁahd ولي عهد z«söz verilmiş yönetici», Abbasiler zamanında baştaki halife tarafından seçilen halefine verilen unvan

velinimet

Ar walīyu'n-niˁma(t) ولى النعمة znimet gözeten

velodrom

Fr vélodrome bisiklet yarış alanı § Fr vélocipède bisiklet [esk.] Fr hippodrome at yarışı alanı

velosipet

Fr vélocipède bisiklet (İlk kullanım: 1862 Michaux kardeşler, Fr.) § Lat velox hızlı (<< HAvr *weǵ-s-lo- HAvr *weǵ-2 canlı ve diri olmak ) Lat pede [abl.] ayak ile (Lat pēs, ped- ayak )

velur

[ İbrahim Alaattin (Gövsa), Yeni Türk Lugatı, 1930]
velur: Kadife, ince havlı kumaş.

Fr velours bir tür kadife << Lat villosus saçlı, tüylü Lat vellus pösteki, yapağı, yün << HAvr *h₂wĺ̥h₁-neh₂ (*awlḗ-nā) a.a.

 fanila


30.12.2014
velut

Ar *walūd ولود z [#wld faˁūl im.] çok doğuran, doğurgan Ar walada وَلَدَ zdoğurdu

velvele

Ar walwala(t) ولولة z [#wl faˁfaˁa(t) q. msd.] yaygara, kalabalık sesi onom walwala ولول zkalabalık sesi çıkardı

vendetta

Fr/İng vendetta kan davası İt vendetta a.a. << Lat vindicta [pp.] a.a. Lat vindicare dava etmek, bedel talep etmek +()t° ≈ Lat vindex, vindic- davacı, kan davacısı

venom

İng venom yılan zehiri, her türlü zehir Lat venenum aşk iksiri, her türlü iksir veya zehir Lat venus aşk

ventil

İng ventil hava akımını kontrol eden kapakçık OLat ventile hava kapağı Lat ventus yel, hava akımı << HAvr *h₂wéh₁n̥ts (*awḗn̥ts) a.a. HAvr *h₂weh₁- (*awē-) esmek