vedet

vecibe

Ar wacība(t) وجيبة z [#wcb faˁīlā(t) sf. fem.] ödenmesi gereken şey, ödev Ar wacaba وجب zborç idi, vacip idi

vecih

Ar wach وجه z [#wch faˁl ] yüz, cephe, taraf ≈ Ar ciha(t) a.a.

veciz

Ar wacīz وجيز z [#wcz faˁīl sf.] kısa, özlü, anlamlı (söz) Ar wacaza وجز zözlü söz söyledi

veçhe

Ar wacha(t) وجهة z [#wch faˁla(t) mr.] yönelim, yön, yüz Ar wacaha وجه zyöneldi, yüzünü bir yana çevirdi

veda

Ar widāˁ/wadāˁ وَِدَاع z [#wdˁ fiˁāl msd.] (birbirinden) ayrılma, vedalaşma Ar wadaˁa وَدَعَ zbıraktı, ısmarladı, emanet etti

vedet

[ Milliyet - gazete, 1956]
Foli Berjer müstesna, diğer tiyatrolar ekseriya pek meşhur bir sanatkârı (vedet) olarak angaje ederler [ Cumhuriyet - gazete, 1959]
Taksim Gazinosu Pavyon ve Restoranında Vedet Şantöz

Fr vedette 1. nöbetçi, 2. ilk sırada afişe edilen şarkıcı İt vedetta nöbetçi İsp/Port veleta [pp. fem.] a.a. İsp/Port velar nöbet tutmak, uyanık kalmak +()t° << Lat vigilare a.a.

 vigilante

Benzer sözcükler:


30.09.2017
vedia

Ar wadīˁa(t) وديعة z [#wdˁ faˁīlā(t) sf. fem.] emanet edilen şey Ar wadaˁa ودع zbıraktı, emanet etti

vedut

Ar wadūd ودود z [#wdd faˁūl sf.] seven, candan, dostane Ar wadda ‎ودّ zsevdi

vefa

Ar wafāˀ وفاء z [#wfy faˁāl msd.] sözünü tutma, borcuna sadık olma, görevini yerine getirme Ar wafā وفا zsözünü tuttu, borcunu ödedi

vefat

Ar wafā(t) وفاة z [#wfy faˁāla(t) msd.] ölüm Ar wafā وفا zsözünü tuttu, borcunu ödedi, görevini yerine getirdi, (mec.) öldü

vegan

İng vegan [abb.] hayvani ürün yemeyen kimse (İlk kullanım: 1944 Donald Watson, İng. fikir önderi.) İng vegetarian