vecibe

vazo

İt vaso saksı, çiçeklik << OLat vasum << Lat vas kap, tas, çanak, damar

ve

Ar wa وَ zve (bağlaç) ≈ Fa/OFa ū وُ za.a.

veba

Ar wabāˀ وباء z [#wbA faˁāl ] bulaşıcı hastalık, salgın

vebal

Ar wabāl وبال z [#wbl faˁāl msd.] ağır yük, bela, sorumluluk Ar wabala وبل z(yük) yükledi (≈ Akad wabālu getirme, taşıma )

vecd

Ar wacd وجد z [#wcd faˁl msd.] 1. bulma, 2. tasavvufta ekstaz haline ulaşma, coşku, ekstaz Ar wacada وَجَدَ z1. buldu, bulundu, 2. bilincine vardı

vecibe

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
vecībet

Ar wacība(t) وجيبة z [#wcb faˁīlā(t) sf. fem.] ödenmesi gereken şey, ödev Ar wacaba وجب zborç idi, vacip idi

Bu maddeye gönderenler: icap (mucip), vacip


05.11.2014
vecih

Ar wach وجه z [#wch faˁl ] yüz, cephe, taraf ≈ Ar ciha(t) a.a.

veciz

Ar wacīz وجيز z [#wcz faˁīl sf.] kısa, özlü, anlamlı (söz) Ar wacaza وجز zözlü söz söyledi

veçhe

Ar wacha(t) وجهة z [#wch faˁla(t) mr.] yönelim, yön, yüz Ar wacaha وجه zyöneldi, yüzünü bir yana çevirdi

veda

Ar widāˁ/wadāˁ وَِدَاع z [#wdˁ fiˁāl msd.] (birbirinden) ayrılma, vedalaşma Ar wadaˁa وَدَعَ zbıraktı, ısmarladı, emanet etti

vedet

Fr vedette 1. nöbetçi, 2. ilk sırada afişe edilen şarkıcı İt vedetta nöbetçi İsp/Port veleta [pp. fem.] a.a. İsp/Port velar nöbet tutmak, uyanık kalmak +()t° << Lat vigilare a.a.