vasi2

vasektomi

Fr vaséctomie meni kanallarının kesilmesi § Lat vas damar, kanal EYun ektémnō, ektom- εκτέμνω, εκτομ- zkesip çıkarma (EYun ek+ témnō, tom- τέμνω, τομ- zkesmek )

vasıf

Ar waṣf وَصْف z [#wṣf faˁl msd.] niteleme, nitelik Ar waṣafa وَصَفَ zniteledi

vasıl

Ar wāṣil واصل z [#wṣl fāˁil fa.] ulaşan, kavuşan Ar waṣala وَصَلَ zulaştı, kavuştu

vasıta

Ar wāsiṭa(t) واسِطة z [#wsṭ fāˁila(t) fa. fem.] arada olan şey, aracı, araç Ar wasaṭa وَسَطَ zarada idi, araya girdi

vasi1

Ar wāṣi وَاصٍ z [#wṣy fāˁil fa.] 1. öğütleyen, iş buyuran, 2. İslam hukukunda yetimin sorumluluğunu üstlenen kimse Ar waṣā وَصا zöğütledi, ısmarladı

vasi2

[ Ahterî-i Kebir, 1545]
Şefellec (Ar.): burun delikleri büyük ve dudakları yumru ve galiz ve sarkık er ve ferci vasiˁ avrat

Ar wasīˁ وسيع z [#wsˁ faˁīl sf.] geniş, bol Ar wasuˁa وسع zenli ve geniş idi, yayıldı, yer kapladı

 vüsat


28.10.2014
vasistas

Fr vasistas kapı veya pencere üzerinde bağımsız açılabilen küçük pencere, özellikle kapalı at arabalarında kapı üzerindeki açılıp kapanabilen pencere ~? Alm was ist das bu nedir?

vasiyet

Ar waṣiya(t) وصيّة z [#wṣy faˁla(t) msd.] 1. tavsiye, talimat, sipariş, iş yükleme, 2. ölümden sonra yerine getirilmesi için bırakılan talimat Ar waṣiya وَصِىَ zöğütledi, ısmarladı

vasküler

Fr vasculaire damarlara ilişkin Lat vasculum [küç.] +ari° Lat vas bir sıvıyı tutan her türlü kap, tas, çanak +icul°

vassal

Fr/İng vassal bir feodal beye bağlı kimse, tabi, uyruk OLat vassallus hizmetkâr, uşak Kelt

vaşak

≈ Ar/Fa waşaḳ وشق zbir tür yaban kedisi, lynx <<? OFa *vaχşak küçük yabani? EFa/OFa vaχş