varsıl

varis2

Fr varice damar genleşmesi, varis << Lat varix, varic- a.a. << HAvr *wer-² vücutta şiş, ben vb.

varit

Ar wārid وارد z [#wrd fāˁil fa.] 1. gelen, denk gelen, başa gelen, 2. gelir, irat

varoluşçu
varoş

Mac város kasaba, kent Mac vár kale, hisar

varsay|mak
varsıl

YTü: "zengin" [ Cumhuriyet - gazete, 1970]
Senin kızın, maşallah, daha on dördüne basar basmaz bu gidenin en varsıl adamının kaşığına çıktı. (Fakir Baykurt)

TTü var +sIl

 var

Not: TTü eski olan yoksul biçimine kıyasla 1960'lı yıllarda türetilmiştir.


04.11.2013
varta

Ar warṭa(t) ورطة z [#wrṭ faˁla(t) msd.] uçurum, (mec.) bela, badire EYun bárathron βάραθρον zuçurum, özellikle Atina'da ölüm mahkûmlarının atıldığı bayır, mec. bela, felaket

varyant

Fr variante bir şeyin normalden sapan biçimi Lat varians değişmek, değiştirmek Lat variare değiştirmek, farklı kılmak, çeşitlendirmek +ent° << HAvr *wer-3 dönmek, döndürmek

varyasyon

Fr variation değiştirme, değişim, değişkenlik Lat variatio a.a. Lat variare değiştirmek +(t)ion

varyete

Fr variété çeşitleme, çeşitli parçalardan oluşan müzikli gösteri Lat varietas a.a. Lat variare değiştirmek, çeşitlemek +itas

vasat

Ar wasaṭ وسط z [#wsṭ faˁal ] iki şeyin ortası, meyan (ad)