vahamet

vadi

Ar wādī وادى z [#wdy fāˁil fa.] dere, mecra, su yolu

vaftiz

Yun váftisma βάφτισμα zsuya daldırma, Hıristiyanlarda suya daldırma töreni Yun vaftízō βαφτίζω zsuya batırmak, vaftiz etmek +ism° EYun báptō/baptízō βάπτω/βαπτίζω zsuya batırmak << HAvr *gʷabʰ- a.a.

vagon

İng wagon üstü kapalı at veya öküz arabası, demiryolu arabası << Ger *wagnaz araba << HAvr *woǵʰ-no-s HAvr *weǵʰ- gitmek, yol almak; götürmek, taşımak

vah

≈ Fa vāh واه zbeğenme veya teessüf belirten ünlem

vaha

öz (Ar) wāḥ واح z [#wyḥ] Mısır çölünde sulak bir yerleşim alanı

vahamet

"sıkıntı" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
vaχāmetden üşenüp anı anda yaylamağa komışlarımış [sıkıntıdan bunalıp onu oraya yazı geçirmeğe göndermişler] "hazımsızlık" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
vaχāmet: ˁademi hazm. Malè habere ex indigestione stomachi [hazımszılıktan ötürü midesine ağırlık gelmek], gravari cibo [yemek ağır gelmek] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
vaχāmet: sıklet, sui tesir, vahīm ve tehlükeli olma.

Ar waχāma(t) وخامة z [#wχm faˁāla(t) msd.] hazım zorluğu, mide ağırlığı Ar waχima وخم zhazım zorluğu çekti, ağırlık çöktü

Bu maddeye gönderenler: vahim


15.12.2014
vahdet

Ar waḥda(t) وَحدة z [#wḥd faˁla(t) msd.] bir olma, birlik Ar aḥad/waḥīd أحد/وحيد zbir, tek (≈ Aram χad חד za.a. ≈ İbr ˀeχād אחד za.a. ≈ Akad ēdu a.a. )

vahim

Ar waχīm وخيم z [#wχm faˁīl sf.] ağır (yiyecek), hazı güç, mide fesadına yol açan Ar waχima وخم zhazım zorluğu çekti

vahiy

Ar waḥy وحي z [#wḥy faˁl msd.] içe doğma, ilham, tanrı tarafından insana iletilen fikir Ar waḥā وحا zilham etti

vahşi

Ar waḥşī وحشى zevcil ve sosyal olmayan, yabani (≈ Ar waḥş وحش z [#wḥş] yabanlık yer, orman, evcilleşmemiş hayvan ) EFa/OFa vaχş büyüme, yetişme, bitme << HAvr *h₂wég-se- (*awég-se-) HAvr *h₂weg- (*aweg-) bitmek, yetişmek, büyümek, çoğalmak

vaiz

Ar wāˁiẓ واعظ z [#wˁẓ fāˁil fa.] uyaran, vaaz eden Ar waˁaẓa وَعَظَ zuyardı, vaaz etti