vaha

vade

Ar waˁda(t) وعدة z [#wˁd faˁla(t) mr.] vaat, söz verilen şey veya süre Ar waˁada وعد zsöz verdi

vadi

Ar wādī وادى z [#wdy fāˁil fa.] dere, mecra, su yolu

vaftiz

Yun váftisma βάφτισμα zsuya daldırma, Hıristiyanlarda suya daldırma töreni Yun vaftízō βαφτίζω zsuya batırmak, vaftiz etmek +ism° EYun báptō/baptízō βάπτω/βαπτίζω zsuya batırmak << HAvr *gʷabʰ- a.a.

vagon

İng wagon üstü kapalı at veya öküz arabası, demiryolu arabası << Ger *wagnaz araba << HAvr *woǵʰ-no-s HAvr *weǵʰ- gitmek, yol almak; götürmek, taşımak

vah

≈ Fa vāh واه zbeğenme veya teessüf belirten ünlem

vaha

YO: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
vāh: Çöl içinde olan çemenzar ada. Cemˁi vāḥāt. YO: [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
vāḥa: Fr. oasis, ki bu lafz Arabī ve Kıbtīden Yunanca tavassutiyla meˁhuzdur.

öz (Ar) wāḥ واح z [#wyḥ] Mısır çölünde sulak bir yerleşim alanı

Not: Türkçede sadece Mısır'da bir yer adı olarak bilinirken 19. yy'da, Batı dillerindeki kullanıma paralel olarak genel coğrafya terimi olarak benimsendi. EYun Oásis aynı yerin Yunanca adıdır.


28.10.2014
vahamet

Ar waχāma(t) وخامة z [#wχm faˁāla(t) msd.] hazım zorluğu, mide ağırlığı Ar waχima وخم zhazım zorluğu çekti, ağırlık çöktü

vahdet

Ar waḥda(t) وَحدة z [#wḥd faˁla(t) msd.] bir olma, birlik Ar aḥad/waḥīd أحد/وحيد zbir, tek (≈ Aram χad חד za.a. ≈ İbr ˀeχād אחד za.a. ≈ Akad ēdu a.a. )

vahim

Ar waχīm وخيم z [#wχm faˁīl sf.] ağır (yiyecek), hazı güç, mide fesadına yol açan Ar waχima وخم zhazım zorluğu çekti

vahiy

Ar waḥy وحي z [#wḥy faˁl msd.] içe doğma, ilham, tanrı tarafından insana iletilen fikir Ar waḥā وحا zilham etti

vahşi

Ar waḥşī وحشى zevcil ve sosyal olmayan, yabani (≈ Ar waḥş وحش z [#wḥş] yabanlık yer, orman, evcilleşmemiş hayvan ) EFa/OFa vaχş büyüme, yetişme, bitme << HAvr *h₂wég-se- (*awég-se-) HAvr *h₂weg- (*aweg-) bitmek, yetişmek, büyümek, çoğalmak