vah

vacip

Ar wācib وَاجِب z [#wcb fāˁil fa.] borç, ödev Ar wacaba وَجَبَ zborç veya ödev idi, gerekti

vade

Ar waˁda(t) وعدة z [#wˁd faˁla(t) mr.] vaat, söz verilen şey veya süre Ar waˁada وعد zsöz verdi

vadi

Ar wādī وادى z [#wdy fāˁil fa.] dere, mecra, su yolu

vaftiz

Yun váftisma βάφτισμα zsuya daldırma, Hıristiyanlarda suya daldırma töreni Yun vaftízō βαφτίζω zsuya batırmak, vaftiz etmek +ism° EYun báptō/baptízō βάπτω/βαπτίζω zsuya batırmak << HAvr *gʷabʰ- a.a.

vagon

İng wagon üstü kapalı at veya öküz arabası, demiryolu arabası << Ger *wagnaz araba << HAvr *woǵʰ-no-s HAvr *weǵʰ- gitmek, yol almak; götürmek, taşımak

vah

[ Erzurumlu Darir, Kıssa-i Yusuf terc., <1377]
hasret odı yakdı cānum yā ilāh / korku ile nice kalam derde vāh [ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
ol sebebden gice gündüz āh ü vāh / eylerem kim ömri kıldum ben tebāh

≈ Fa vāh واه zbeğenme veya teessüf belirten ünlem

Benzer sözcükler: ahu vah, vah vah, vahvahlanmak

Bu maddeye gönderenler: eyvah, vay


28.07.2015
vaha

öz (Ar) wāḥ واح z [#wyḥ] Mısır çölünde sulak bir yerleşim alanı

vahamet

Ar waχāma(t) وخامة z [#wχm faˁāla(t) msd.] hazım zorluğu, mide ağırlığı Ar waχima وخم zhazım zorluğu çekti, ağırlık çöktü

vahdet

Ar waḥda(t) وَحدة z [#wḥd faˁla(t) msd.] bir olma, birlik Ar aḥad/waḥīd أحد/وحيد zbir, tek (≈ Aram χad חד za.a. ≈ İbr ˀeχād אחד za.a. ≈ Akad ēdu a.a. )

vahim

Ar waχīm وخيم z [#wχm faˁīl sf.] ağır (yiyecek), hazı güç, mide fesadına yol açan Ar waχima وخم zhazım zorluğu çekti

vahiy

Ar waḥy وحي z [#wḥy faˁl msd.] içe doğma, ilham, tanrı tarafından insana iletilen fikir Ar waḥā وحا zilham etti