vacip

üzerlik

<< ETü-O yüzerlik kem göze karşı tütsü edilen bitki, sedefotu, peganum harmala

üzüm

<< ETü üzüm üzüm (tanesi) ETü üz- koparmak +Im

vaat

Ar waˁd وعد z [#wˁd faˁl msd.] söz verme, verilen söz Ar waˁada وعد zsöz verdi, vade belirledi

vaaz

Ar waˁẓ وعظ z [#wˁẓ faˁl msd.] uyarı, din ve ahlak konuşması Ar waˁaẓa وعظ zuyardı, vaaz etti

vabeste

Fa vābaste وابسته z [pp.] bağlı, bağımlı, tabi Fa vābastan وابستن zgeri bağlamak, bağlamak, rücu etmek +a § Fa وا zgeri Fa bastan بستن zbağlamak

vacip

[ Kutadgu Bilig, 1069]
raˁīyatḳa vācib begi yarlıġı [beyin buyruğı uyruklar için ödevdir]

Ar wācib وَاجِب z [#wcb fāˁil fa.] borç, ödev Ar wacaba وَجَبَ zborç veya ödev idi, gerekti

 vecibe


21.04.2015
vade

Ar waˁda(t) وعدة z [#wˁd faˁla(t) mr.] vaat, söz verilen şey veya süre Ar waˁada وعد zsöz verdi

vadi

Ar wādī وادى z [#wdy fāˁil fa.] dere, mecra, su yolu

vaftiz

Yun váftisma βάφτισμα zsuya daldırma, Hıristiyanlarda suya daldırma töreni Yun vaftízō βαφτίζω zsuya batırmak, vaftiz etmek +ism° EYun báptō/baptízō βάπτω/βαπτίζω zsuya batırmak << HAvr *gʷabʰ- a.a.

vagon

İng wagon üstü kapalı at veya öküz arabası, demiryolu arabası << Ger *wagnaz araba << HAvr *woǵʰ-no-s HAvr *weǵʰ- gitmek, yol almak; götürmek, taşımak

vah

≈ Fa vāh واه zbeğenme veya teessüf belirten ünlem