vabeste

üzere

<< OTü üzre yön edatı ve zarfı ETü üz/yüz satıh, yüz +rA

üzerlik

<< ETü-O yüzerlik kem göze karşı tütsü edilen bitki, sedefotu, peganum harmala

üzüm

<< ETü üzüm üzüm (tanesi) ETü üz- koparmak +Im

vaat

Ar waˁd وعد z [#wˁd faˁl msd.] söz verme, verilen söz Ar waˁada وعد zsöz verdi, vade belirledi

vaaz

Ar waˁẓ وعظ z [#wˁẓ faˁl msd.] uyarı, din ve ahlak konuşması Ar waˁaẓa وعظ zuyardı, vaaz etti

vabeste

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
şāhü riˁāyet vābeste-i gayretü ḥamiyyet idüğü sābittir [egemenlik ve itaatin gayret ve hamiyete bağımlı olduğu bilinir]

Fa vābaste وابسته z [pp.] bağlı, bağımlı, tabi Fa vābastan وابستن zgeri bağlamak, bağlamak, rücu etmek +a § Fa وا zgeri Fa bastan بستن zbağlamak

 beste


14.11.2019
vacip

Ar wācib وَاجِب z [#wcb fāˁil fa.] borç, ödev Ar wacaba وَجَبَ zborç veya ödev idi, gerekti

vade

Ar waˁda(t) وعدة z [#wˁd faˁla(t) mr.] vaat, söz verilen şey veya süre Ar waˁada وعد zsöz verdi

vadi

Ar wādī وادى z [#wdy fāˁil fa.] dere, mecra, su yolu

vaftiz

Yun váftisma βάφτισμα zsuya daldırma, Hıristiyanlarda suya daldırma töreni Yun vaftízō βαφτίζω zsuya batırmak, vaftiz etmek +ism° EYun báptō/baptízō βάπτω/βαπτίζω zsuya batırmak << HAvr *gʷabʰ- a.a.

vagon

İng wagon üstü kapalı at veya öküz arabası, demiryolu arabası << Ger *wagnaz araba << HAvr *woǵʰ-no-s HAvr *weǵʰ- gitmek, yol almak; götürmek, taşımak