vaat

üz|mek

<< ETü üz- kırmak, koparmak

üzengi

<< ETü üzengü ata binerken ayak konulan araç <? ETü *üze- üste çıkmak?

üzere

<< OTü üzre yön edatı ve zarfı ETü üz/yüz satıh, yüz +rA

üzerlik

<< ETü-O yüzerlik kem göze karşı tütsü edilen bitki, sedefotu, peganum harmala

üzüm

<< ETü üzüm üzüm (tanesi) ETü üz- koparmak +Im

vaat

[ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
ṣādıḳu'l-vaˁd atanıban vaˁdesin kıdı vefā [vaadine sadık diye adlandırılıp vaadine vefa kıldı]

Ar waˁd وعد z [#wˁd faˁl msd.] söz verme, verilen söz Ar waˁada وعد zsöz verdi, vade belirledi

Bu maddeye gönderenler: mevut, vade


23.08.2017
vaaz

Ar waˁẓ وعظ z [#wˁẓ faˁl msd.] uyarı, din ve ahlak konuşması Ar waˁaẓa وعظ zuyardı, vaaz etti

vabeste

Fa vābaste وابسته z [pp.] bağlı, bağımlı, tabi Fa vābastan وابستن zgeri bağlamak, bağlamak, rücu etmek +a § Fa وا zgeri Fa bastan بستن zbağlamak

vacip

Ar wācib وَاجِب z [#wcb fāˁil fa.] borç, ödev Ar wacaba وَجَبَ zborç veya ödev idi, gerekti

vade

Ar waˁda(t) وعدة z [#wˁd faˁla(t) mr.] vaat, söz verilen şey veya süre Ar waˁada وعد zsöz verdi

vadi

Ar wādī وادى z [#wdy fāˁil fa.] dere, mecra, su yolu