usul

usta

Farsça ustā veya ustād اوستا/اوستاد z "üstad" sözcüğünden alıntıdır.

ustura

Farsça usture استره z "traş bıçağı" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça awestarag "ahşap yontma veya kumaş havı sıyırma bıçağı" sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Orta Farsça awestardan, awestar- "traş etmek" fiilinden türetilmiştir.

usturlap

Arapça ṣtrlb kökünden gelen usṭurlāb اسطرلاب z "yıldızların konumunu ölçerek yer belirleme aleti" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Eski Yunanca astrólabon αστρόλαβον z "«yıldız tutan», usturlap" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca astḗr veya ástron αστήρ z "yıldız" ve Eski Yunanca lambánō, lab- λαμβάνω, λαβ- z "almak, tutmak" sözcüklerinin bileşiğidir.

usturmaça

İtalyanca stramazzo "deniz taşıtlarında çarpma yastığı" sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Kahane & Tietze, The Lingua Franca in the Levant sf. §632) İtalyanca sözcük İtalyanca strame "saman dolgulu şilte, hayvan yatağı" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Latince stramen "yaygı, şilte" sözcüğünden evrilmiştir. Latince sözcük Latince sternere "yaymak, sermek" fiilinden +men ekiyle türetilmiştir.

usturup

Bu sözcüğün kökeni belirsizdir.

usul
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
kāf u nūn'dan kopdı naġmāt u uṣūl ['ol' emrinden çıktı nağmeler ve ritmler] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
usul: Asıllar, kökler. Anasır, esas, kavaid-i ibtidaiye. Türkîde yol, mişvār [Köylü dilinde yol, yöntem]. [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
usul usul, usullacık: Yavaş ve belli etmeden, ortalığı karıştırmadan.

Köken

Arapça Aṣl kökünden gelen uṣūl اصول z "1. kökler, esaslar, ilkeler, 2. müzikte ritm kalıbı, 3. hukukta genel ilkeler" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça aṣl أصل z "kök, ilke" sözcüğünün fuˁūl vezninde çoğuludur.

Daha fazla bilgi için asıl maddesine bakınız.

Ek açıklama

Türkçe halk dilinde "yol, yordam, yöntem" anlamı ağır basmıştır. Usul usul deyimi "yoluyla, yöntemiyle" anlamındadır.

Benzer sözcükler

alelusul, usul usul, usulca, usulcacık, usulcana, usulen, usulsüz, usulsüzlük


20.08.2015
uşak

Eski Türkçe uvşak veya uşak "küçük şey, kırıntı" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe uvşa- "küçülmek" fiilinden Eski Türkçe +Uk ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe uvış "küçük şey" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

uşşak

Arapça ˁşḳ kökünden gelen ˁuşşāḳ عُشَّاق z "aşıklar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁāşiḳ عاشق z sözcüğünün fuˁˁāl vezninde çoğuludur.

ut

Arapça ˁūd عود z "bir çalgı, ut" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Orta Farsça rūd "çalgı, saz" sözcüğünden alıntı olabilir; ancak bu kesin değildir.

utan|mak

Oğuzca ūtan- "utanmak" fiilinden evrilmiştir. Oğuzca fiil Eski Türkçe uvut veya ūt "utanma duygusu, ar, haya, edep yeri" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)An- ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe uv- "küçültmek, ufalamak" fiilinden Eski Türkçe +Ut ekiyle türetilmiştir.

utanç

Oğuzca ūtunç "utanılacak (sıfat)" sözcüğünden evrilmiştir. Oğuzca sözcük Oğuzca ūtan- fiilinden Eski Türkçe +(In)ç ekiyle türetilmiştir.