usturup

uskur

İng screw 1. vida, 2. her türlü helezoni aygıt, gemi pervanesi EFr escrove dişi vida, civata somunu << Lat scrofa dişi domuz

usta

Fa ustā/ustād اوستا/اوستاد züstad

ustura

Fa usture استره ztraş bıçağı << OFa awestarag ahşap yontma veya kumaş havı sıyırma bıçağı OFa awestardan, awestar- traş etmek

usturlap

Ar usṭurlāb اسطرلاب z [#ṣtrlb] yıldızların konumunu ölçerek yer belirleme aleti EYun astrólabon αστρόλαβον z«yıldız tutan», usturlap § EYun astḗr/ástron αστήρ zyıldız EYun lambánō, lab- λαμβάνω, λαβ- zalmak, tutmak

usturmaça

İt stramazzo deniz taşıtlarında çarpma yastığı (Kaynak: LF sf. §632)İt strame saman dolgulu şilte, hayvan yatağı << Lat stramen yaygı, şilte Lat sternere yaymak, sermek +men

usturup

"punt, uygun yer ve zaman" [ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cehennemlik, 1923]
Nankör karı güzelce bir usturupuna getirdi de kocasının ihtiyarlığından şikayet etti... [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
usturuplu: Derli toplu ve ustalıklı.

?

Benzer sözcükler: usturuplu


31.12.2014
usul

Ar uṣūl اصول z [#Aṣl fuˁūl çoğ.] 1. kökler, esaslar, ilkeler, 2. müzikte ritm kalıbı, 3. hukukta genel ilkeler Ar aṣl أصل z [t.] kök, ilke

uşak

<< ETü uvşak/uşak küçük şey, kırıntı ETü uvşa- küçülmek +Uk ETü uvış küçük şey +(g)A-

uşşak

Ar ˁuşşāḳ عُشَّاق z [#ˁşḳ fuˁˁāl çoğ.] aşıklar Ar ˁāşiḳ عاشق z [t.]

ut

Ar ˁūd عود zbir çalgı, ut ~? OFa rūd çalgı, saz

utan|mak

<< ETü-O ūtan- utanmak ETü uvut/ūt utanma duygusu, ar, haya, edep yeri +(g)An- ETü uv- küçültmek, ufalamak +Ut