usturlap

uskumru

Yun skúmbriοn σκούμβριον z [küç.] bir balık türü, scomber << EYun skómbros σκόμβρος za.a. +ion

uskuna

İng schooner bir tür yelkenli tekne (İlk kullanım: 1713 Andrew Robinson, İng. tekne yapımcısı.) İng scoon su yüzeyinde kaydırmak, kayarak gitmek

uskur

İng screw 1. vida, 2. her türlü helezoni aygıt, gemi pervanesi EFr escrove dişi vida, civata somunu << Lat scrofa dişi domuz

usta

Fa ustā/ustād اوستا/اوستاد züstad

ustura

Fa usture استره ztraş bıçağı << OFa awestarag ahşap yontma veya kumaş havı sıyırma bıçağı OFa awestardan, awestar- traş etmek

usturlap

[ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1314]
yüz raṣad bağlayam usṭurlāb-ile [ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
bir usṭurlāb-ı semāvāt-i nücūm-dār idüp [yıldızlı göklerin usturlabı edip]

Ar usṭurlāb اسطرلاب z [#ṣtrlb] yıldızların konumunu ölçerek yer belirleme aleti EYun astrólabon αστρόλαβον z«yıldız tutan», usturlap § EYun astḗr/ástron αστήρ zyıldız EYun lambánō, lab- λαμβάνω, λαβ- zalmak, tutmak


25.04.2019
usturmaça

İt stramazzo deniz taşıtlarında çarpma yastığı (Kaynak: LF sf. §632)İt strame saman dolgulu şilte, hayvan yatağı << Lat stramen yaygı, şilte Lat sternere yaymak, sermek +men

usturup

?

usul

Ar uṣūl اصول z [#Aṣl fuˁūl çoğ.] 1. kökler, esaslar, ilkeler, 2. müzikte ritm kalıbı, 3. hukukta genel ilkeler Ar aṣl أصل z [t.] kök, ilke

uşak

<< ETü uvşak/uşak küçük şey, kırıntı ETü uvşa- küçülmek +Uk ETü uvış küçük şey +(g)A-

uşşak

Ar ˁuşşāḳ عُشَّاق z [#ˁşḳ fuˁˁāl çoğ.] aşıklar Ar ˁāşiḳ عاشق z [t.]