uskumru

urba

İt roba 1. eşya, bagaj, 2. uzun etekli giysi

urgan

<< ETü-O örgen örülmüş ipten yapılan urgan (≈ ETü örk a.a. ) ETü ör- örmek +(g)An

us

<< ETü-O us idrak, iyiyle kötüyü ayırma yetisi ETü u- muktedir olmak, yapabilmek +Uz

usan|mak

<< ETü osan- üşenmek, işi umursamamak

usare

Ar ˁuṣāra(t) عصارة z [#ˁṣr fuˁāla(t) msd.] öz suyu Ar ˁaṣara عصر zsıktı, sıkıştırdı, suyunu çıkardı

uskumru

[ Amrdovlat Amasyatsi, Ankidats Anbed, <1481]
uskumri

Yun skúmbriοn σκούμβριον z [küç.] bir balık türü, scomber << EYun skómbros σκόμβρος za.a. +ion

Not: Lat scomber (a.a.) muhtemelen Yunancadan alınmıştır.


06.09.2017
uskuna

İng schooner bir tür yelkenli tekne (İlk kullanım: 1713 Andrew Robinson, İng. tekne yapımcısı.) İng scoon su yüzeyinde kaydırmak, kayarak gitmek

uskur

İng screw 1. vida, 2. her türlü helezoni aygıt, gemi pervanesi EFr escrove dişi vida, civata somunu << Lat scrofa dişi domuz

usta

Fa ustā/ustād اوستا/اوستاد züstad

ustura

Fa usture استره ztraş bıçağı << OFa awestarag ahşap yontma veya kumaş havı sıyırma bıçağı OFa awestardan, awestar- traş etmek

usturlap

Ar usṭurlāb اسطرلاب z [#ṣtrlb] yıldızların konumunu ölçerek yer belirleme aleti EYun astrólabon αστρόλαβον z«yıldız tutan», usturlap § EYun astḗr/ástron αστήρ zyıldız EYun lambánō, lab- λαμβάνω, λαβ- zalmak, tutmak