ulaş|mak

ukde

Ar ˁuḳda(t) عقدة z [#ˁḳd fuˁla(t) mr.] düğüm, (mec.) bilmece Ar ˁaḳada عقد zbağladı, düğümledi

ula|mak

<< ETü ula- birleştirmek, eklemlemek

ulak

≈ ETü ulaġ menzil, posta, menzil atı ETü ula- bağlamak, birleştirmek +Uk

ulam

TTü ula- bağlamak, birleştirmek +Im

ulan

<< TTü oğlan

ulaş|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bir neŋ birke ulaştı: ittaṣala'ş-şay [bitişti, vasıl oldu] YTü: [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
ulaşım: Münakale, temas. (...) Ulaştırma: Münakalat.

<< ETü ulaş- bitişmek, buluşmak ETü ula- bitiştirmek, buluşturmak +Iş-

 ula-

Benzer sözcükler: ulaşılmak, ulaşılmaz, ulaşım, ulaştırmak, ulaştırma


30.09.2017
ulema

Ar ˁulamāˀ علماء z [#ˁlm fuˁalā çoğ.] alimler, bilginler Ar ˁālim عالم z [t.]

ulu

<< ETü uluġ yaşı ermiş (kişi), yüce, büyük ETü u- muktedir olmak, gücü yetmek +lI(g)

ulu|mak

<< ETü ulı- ulumak, yüksek sesle ağlamak

ulufe

Ar ˁulūfa(t) علوفة z [#ˁlf fuˁūla(t) çoğ.] harçlık, geçim parası, özellikle asker maaşı Ar ˁalaf علف zot, hayvan yemi

uluhiyet

Ar ulūhiyya(t) اُلوهيّة z [#Alh y. msd.] tanrılık Ar ilāh tanrı +īya(t)2