uhde

uğraş|mak

Eski Türkçe uġraş- "karşılıklı gelmek, rastlaşmak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe oġra- veya uġra- "rast gelmek" fiilinden Eski Türkçe +Iş- ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe oğur "denklik, tesadüf" sözcüğünden Eski Türkçe +(g)A- ekiyle türetilmiştir.

uğru

Eski Türkçe oġrı veya uġrı "hırsız" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe oġra- veya uġra- "kast etmek, saldırmak, fırsat olmak, denk gelmek" fiili ile eş kökenlidir.

uğul

"pes perdeden vızıltı sesi, arı sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

uğur

Eski Türkçe oġur veya uġur "1. kasıt, 2. fırsat, denklik, tesadüf, 3. (Oğuzca) rastlık, şans" sözcüğünden evrilmiştir.

uğurla|mak

Eski Türkçe uġurla- "zaman ve fırsat kollamak, hırsızlık yapmak" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe oġur veya uġur "fırsat" veya Eski Türkçe oġrı veya uġrı "hırsız" sözcüğünden alıntıdır.

uhde
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
çıkardı ˁuhdesinden işiŋün [işinin üstesinden getirdi] [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, 1451 yılından önce]
pādişāh ağır ˁimāret yapmak istedi, bular ol işüŋ ˁuhdesinden gelemediler

Köken

Arapça ˁhd kökünden gelen ˁuhda(t) عهدة z "üstlenme, sorumluluk alma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁahida عَهِدَ z "ısmarladı, sözleşti, şart koştu" fiilinin fuˁla(t) vezninde ismi merresidir.

Daha fazla bilgi için ahit maddesine bakınız.

Bu maddeye gönderenler

deruhte, üstesinden gel-


21.04.2015
uhrevî

Arapça uχrawī اُخْرَوِى z "öbür dünyaya veya ölümden sonrasına ilişkin" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça Aχr kökünden gelen uχrā اُخْرَى z "sonraki şey" sözcüğünün nisbet halidir. Bu sözcük Arapça āχir آخِر z "son, sonraki" sözcüğünün sıfat dişilidir.

uhuvvet

Arapça Aχw kökünden gelen uχuwwa(t) اخوّة z "kardeşlik" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça أخ z "kardeş" sözcüğünün fuˁūla(t) vezninde masdarıdır.

ukalâ

Arapça ˁḳl kökünden gelen ˁuḳalāˀ عُقَلاء z "akıllılar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁāḳil عاقل z "akil, akıllı" sözcüğünün fuˁalā vezninde çoğuludur.

ukba

Arapça ˁḳb kökünden gelen ˁuḳbāˀ عقبَى z "akıbet, İslam mitolojisinde sonraki dünya" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁaḳaba عَقَبَ z "izledi, ardından geldi" fiilinin fuˁlāˀ vezninde türevidir.

ukde

Arapça ˁḳd kökünden gelen ˁuḳda(t) عقدة z "düğüm, (mec.) bilmece" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ˁaḳada عقد z "bağladı, düğümledi" fiilinin fuˁla(t) vezninde ismi merresidir.