ufal|mak

uçuk1

TTü +çUk

uçuk2
uçurtma

TTü uçur-/uçurt- +mA

uçurum

<< OTü uçurum yar, düşülecek yer ETü uçur- uçurmak, düşürmek +Im

ufak

<< TTü uvak ufalanmış, kırıntı TTü uva- ufalamak, ezerek kırıntı haline getirmek +Uk ≈ ETü uv- a.a.

ufal|mak

TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ufatmak pro uvatmak TTü: ufanmak "kırılmak" [ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1600]
kabak anun başında fanur ufalmak "ofalamak, küçültmak" [ Asım Ef., Kamus-ı Muhit terc., 1800]
el-fettet: Fışkı tuturuğuna [tezek közüne] denir ki ufaldıktan sonra içine kav koyup tuturuk ederler. TTü: "küçülmek" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ufalmak: Küçülmek.

ETü uva- ezerek kırıntı haline getirmek +Al-

 ufak

Not: TTü ufan-/uvan-, ufam, uvat-, uvakla- biçimleri yaygındır, ancak ufal- fiili 19. yy'dan önce görülmez.

Benzer sözcükler: ufaltmak


03.10.2017
UFO

İng UFO [abb.] uçan daire İng unidentified flying object «teşhis edilemeyen uçan cisim»

ufuk

Ar ufḳ اُفق z [#Afḳ fuˁl ] uç, öte, dünyanın veya gökyüzünün ucu Ar afaḳa aştı

ufunet

Ar ˁufūna(t) عفونة z [#ˁfn fuˁūla(t) msd.] kokuşma, çürük su kokusu Ar ˁafina عفن zkokuştu, çürüdü

uğra|mak

<< ETü oġra-/uġra- 1. kast etmek, hedeflemek, saldırmak, 2. rast gelmek, denk gelmek ETü uġur kasıt, fırsat +(g)A-

uğrak

TTü uğra- +Uk