tutuklu

tutku

TTü tut- +gU

tutkun

<< ETü tutġun esir, tutsak ETü tut- +gIn

tutmaç

<< ETü tutmac doğranmış hamur yemeği, erişte <? ETü tut- +(A)mAç

tutsak

<< OTü tutsak esir ETü tutuz- teslim etmek, tutması için birine bir şey vermek +(g)Ak ETü tut- +Uz-

tutucu

TTü tut- +çI

tutuklu

YTü: "mevkuf" [ Cumhuriyet - gazete, 1946]
Muğla ceza ve tevkif evleri tutuklu ve hükümlülerinin bir senelik ihtiyacı YTü: tutuksuz "gayri mevkuf" [ Cumhuriyet - gazete, 1947]
duruşmaların tutuksuz olarak devamına YTü: tutuklamak "tevkif etmek" [ Cumhuriyet - gazete, 1965]
Bolivya'nın eski başkan yardımcısı tutuklandı

TTü tut- +Uk

 tut-

Not: Sıfat olan TTü tutuk sözcüğüyle anlam bağı kurulamaz.

Benzer sözcükler: tutuklamak, tutuklama, tutuklanmak, tutuksuz


23.09.2013
tutum

TTü tut- +Im

tutuş|mak

<< ETü tutuş- karşılıklı veya birlikte tutmak, kavgaya tutuşmak ETü tut- +Iş-

tutya

Ar tūtiyāˀ توتياء zçinko oksit minerali, rastık Sans tutha çinko oksit veya bakır sülfit minerali, göztaşı

tuval

Fr toile 1. seyrek dokunmuş kumaş, bez, çul, 2. üzerine resim yapılan bez << Lat tela bez

tuvalet

Fr toilette [küç.] 1. kadın giyim ve donanımı (17. yy), 2. giyim ve makiyaj odası (18. yy), 3. hela (19. yy) Fr toile bez, çul, giysi +et°