turnike

turist

Fr touriste zevk ve merak için gezen kimse İng tourist 1. Avrupa ülkeleri turuna (grand tour) çıkan kimse (18. yy), 2. zevk ve merak için gezen kimse (19. yy) Fr tour dolaşma, döngü +ist°

turkuaz

Fr turquoise «Türk taşı», mavi renkli süs taşı öz Turc

turmalin

Fr tourmaline bir tür yarı değerli süs taşı İng tourmaline a.a. Tamil tōramalli a.a.

turna

<< ETü turña/turunya uzun bacaklı bir kuş

turne

Fr tournée [pp. fem.] dolaşma, tur, raunt << OLat tornata [pp. fem.] a.a. Lat tornare dönmek +()t°

turnike

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
turnike: Yalnız piyadelerin veya bir defada tek bir kişinin geçmesi için yolların üstüne veya medhallere konan (...) ufkī mania

Fr tourniquet dönme dolap, turnike Fr tourner dönmek

 tur1


09.01.2015
turnusol

Fr tournesol 1. günebakan çiçeği, ayçiçeği, 2. ayçiçeği veya başka bitkilerden elde edilen ve bir asitle birleştiğinde kırmızıya dönüşen koyu mor boya Fr tourne au sol güneşe döner § Fr tourner dönmek Fr sol güneş (<< Lat sōl a.a. )

turnuva

Fr tournoi [dev.] 1. bir tür cirit oynu [esk.], 2. birkaç karşılaşmadan oluşan yarışma Fr tournoyer kendi ekseni etrafında dönmek, döne döne gitmek

turp

(≈ ETü turma turp veya havuç ) ETü tur- +Ip

turşu

Fa turş ترش zekşi veya tuzlu ≈ Ave tarşna- kurumak, susamak << HAvr *tr̥s-i̯é- HAvr *ters- kurumak

turta

İt torta her çeşit pasta << OLat torta yuvarlak ekmek