turna

turfa

İbr ṭrēphah טְרֵפָה z1. leş, doğal sebeplerle ölmüş hayvan, 2. Musevi dini kurallarına aykırı, haram İbr ṭāraph טרף z(hayvan) parçalamak, yolmak

turfanda

<? Ar ṭurfa(t) طرفة z [#ṭrf] yenilik, icat, tuhaf şey ~? İbr ṭrephā טְרֵפָה z [#ṭrp] Musevi dini kurallarına aykırı şey, bidat

turist

Fr touriste zevk ve merak için gezen kimse İng tourist 1. Avrupa ülkeleri turuna (grand tour) çıkan kimse (18. yy), 2. zevk ve merak için gezen kimse (19. yy) Fr tour dolaşma, döngü +ist°

turkuaz

Fr turquoise «Türk taşı», mavi renkli süs taşı öz Turc

turmalin

Fr tourmaline bir tür yarı değerli süs taşı İng tourmaline a.a. Tamil tōramalli a.a.

turna

ETü: [ Irk Bitig, <900]
turña kuş tüşnekiŋe konmiş, tuymatın tuzakka ilinmiş [turna kuşu tüneğine konmuş, anlamadan tuzağa yakalanmış] TTü: turna balığı [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
turná balughi: luccio

<< ETü turña/turunya uzun bacaklı bir kuş

Benzer sözcükler: telli turna, turna balığı


12.08.2015
turne

Fr tournée [pp. fem.] dolaşma, tur, raunt << OLat tornata [pp. fem.] a.a. Lat tornare dönmek +()t°

turnike

Fr tourniquet dönme dolap, turnike Fr tourner dönmek

turnusol

Fr tournesol 1. günebakan çiçeği, ayçiçeği, 2. ayçiçeği veya başka bitkilerden elde edilen ve bir asitle birleştiğinde kırmızıya dönüşen koyu mor boya Fr tourne au sol güneşe döner § Fr tourner dönmek Fr sol güneş (<< Lat sōl a.a. )

turnuva

Fr tournoi [dev.] 1. bir tür cirit oynu [esk.], 2. birkaç karşılaşmadan oluşan yarışma Fr tournoyer kendi ekseni etrafında dönmek, döne döne gitmek

turp

(≈ ETü turma turp veya havuç ) ETü tur- +Ip