turfanda

turaç

≈ Fa turāc تُراج zsülüne benzer tür kuş, francolinus Ar durrāc دُرّاج z [#drc] a.a.

turala|mak

Fr tour tur, gezi +AlA-

turba

Fr tourbe yakıt veya gübre olarak kullanılan çürümüş çim Ger *turb- << HAvr *dorbʰ-ó-s HAvr *derbʰ- (bitki) arapsaçı olmak

turbo

İng turbo+ türbin motorlu, (mec.) çok hızlı

turfa

İbr ṭrēphah טְרֵפָה z1. leş, doğal sebeplerle ölmüş hayvan, 2. Musevi dini kurallarına aykırı, haram İbr ṭāraph טרף z(hayvan) parçalamak, yolmak

turfanda

"yeni çıkmış şey, yenilik" [ Kadı Burhanettin, Divan, 1398]
bir yıl gice gündüz ger seni görür olursam / kim diye ki her gördügi turvande degüldür [ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
durvanda [erken çıkan yemiş?] [ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
sirda [Fa.]: Soŋ turvande طرونده

<? Ar ṭurfa(t) طرفة z [#ṭrf] yenilik, icat, tuhaf şey ~? İbr ṭrephā טְרֵפָה z [#ṭrp] Musevi dini kurallarına aykırı şey, bidat

 turfa

Not: Sözcüğün yapı ve anlam bakımından problemli yapısı Osmanlı döneminden beri tartışma konusu olmuştur.


09.07.2015
turist

Fr touriste zevk ve merak için gezen kimse İng tourist 1. Avrupa ülkeleri turuna (grand tour) çıkan kimse (18. yy), 2. zevk ve merak için gezen kimse (19. yy) Fr tour dolaşma, döngü +ist°

turkuaz

Fr turquoise «Türk taşı», mavi renkli süs taşı öz Turc

turmalin

Fr tourmaline bir tür yarı değerli süs taşı İng tourmaline a.a. Tamil tōramalli a.a.

turna

<< ETü turña/turunya uzun bacaklı bir kuş

turne

Fr tournée [pp. fem.] dolaşma, tur, raunt << OLat tornata [pp. fem.] a.a. Lat tornare dönmek +()t°