tulum

tuhaf

Ar tuḥaf تحف z [#tḥf fuˁal çoğ.] hediyeler Ar tuḥfa(t) تحفة z [t.] hediye

tuhafiye

Ar tuḥaf تحف z [#tḥf fuˁal çoğ.] hediyeler +īya(t)1

tul

Ar ṭūl طول z [#ṭwl fuˁl msd.] uzun olma, uzunluk, boy Ar ṭāla طال zuzadı, uzun idi

tularemi

İng tularaemia ateşli bir bulaşıcı hastalık (İlk kullanım: 1921 E. Francis, Amer. tabip.) öz Tulare Kaliforniya'da bir ilçe

tuluat

Ar *ṭulūˁāt طلوعات z [#ṭlˁ çoğ.] Ar ṭulūˁ طلوع z [t.] 1. (güneş veya yıldız) doğma, belirme, 2. (fikir, imge) ilham, doğaçlama +āt

tulum

TTü: "peynir türü" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
tulum peyniri ve basdırma ve bâdâm ve noχud TTü: "... gayda" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
tulum: Tam çıkarılmış post. Yağ tulumu, peynir tulumu. tulum gayda. "... işçi giysisi" [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
tulum: (...) 4. Pantolonu ile göğüs kısmı bitişik olan çocuk veya işçi giysisi.

Moğ tulum deri torba

Not: ETü tulġuk/tolkuk ("deri torba") ile Moğolcadan alıntı olan tulum eş kökenli olmalıdır.

Benzer sözcükler: tulum çıkarmak, tulum peyniri


11.05.2020
tulumba

İt tromba 1. av borusu, hortum, 2. gemilerde kullanılan su çekme borusu Ger *tromb- boru

tumba

Yun túmba τούμβα zkümbet, mezar, kabir (dial.) [mod. tymbos] << EYun týmbos τύμβος za.a. << HAvr *tum-bʰ- a.a. HAvr *tewh₂- (*tew-) şişmek, kabarmak

tumturak

Fa ṭumṭurāḳ طمطراق zazametli söz, debdebe, gösteriş

tunç

<< ETü tuç bakır alaşımı, tunç

tundra

İng tundra kutup bölgesine özgü donmuş bataklık Rus tundra Saami tun-tur batak ova