tul

tuğla

Yun toúvla τούβλα zpişmiş topraktan yapılan çatı örtüsü, kiremit Lat tegula [küç.] çatıcık, kiremit Lat tegere, tect- örtmek +ul° << HAvr *(s)teg- örtmek

tuğra

<< ETü tuġraġ «simgecik», alamet <? ETü tuġ sancak, alamet

tuğyan

Ar ṭuġyān طغيان z [#ṭġy fuˁlān msd.] azma, sınırları aşma, taşkınlık, isyan Ar ṭaġā طغا zazdı, taştı

tuhaf

Ar tuḥaf تحف z [#tḥf fuˁal çoğ.] hediyeler Ar tuḥfa(t) تحفة z [t.] hediye

tuhafiye

Ar tuḥaf تحف z [#tḥf fuˁal çoğ.] hediyeler +īya(t)1

tul

"uzunluk" [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
bir meydān gördi, géŋlikde tūlen ve ˁarzan "... coğrafyada boylam" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ṭūl: (...) ˁarzın devren boyu.

Ar ṭūl طول z [#ṭwl fuˁl msd.] uzun olma, uzunluk, boy Ar ṭāla طال zuzadı, uzun idi

Benzer sözcükler: tulani, tulen

Bu maddeye gönderenler: metretul, müstatil, tavil


22.05.2015
tularemi

İng tularaemia ateşli bir bulaşıcı hastalık (İlk kullanım: 1921 E. Francis, Amer. tabip.) öz Tulare Kaliforniya'da bir ilçe

tuluat

Ar *ṭulūˁāt طلوعات z [#ṭlˁ çoğ.] Ar ṭulūˁ طلوع z [t.] 1. (güneş veya yıldız) doğma, belirme, 2. (fikir, imge) ilham, doğaçlama +āt

tulum

≈ ETü tulġuk/tolkuk şişirilmiş deri torba ≈? ETü tol- şişmek, kabarmak

tulumba

İt tromba 1. av borusu, hortum, 2. gemilerde kullanılan su çekme borusu Ger *tromb- boru

tumba

Yun túmba τούμβα zkümbet, mezar, kabir (dial.) [mod. tymbos] << EYun týmbos τύμβος za.a. << HAvr *tum-bʰ- a.a. HAvr *tewh₂- (*tew-) şişmek, kabarmak