tuğyan

tugay

TTü tuğ +(g)Ay

tuğ

<< ETü tuġ alem, sancak, mızrak ucuna takılan simge ≈ Moğ tuğ a.a. ≈ Çin tu a.a.

tuğgeneral

§ YTü tugay TTü general

tuğla

Yun toúvla τούβλα zpişmiş topraktan yapılan çatı örtüsü, kiremit Lat tegula [küç.] çatıcık, kiremit Lat tegere, tect- örtmek +ul° << HAvr *(s)teg- a.a.

tuğra

<< ETü tuġraġ «simgecik», alamet <? ETü tuġ sancak, alamet

tuğyan

"isyan" [ Nasırüddin Rabguzi, Kısasü'l-Enbiya, 1310]
kamuğ küfr ü siḥr ü tuğyān yok yoḏun boldı [yok oldu] "taşkınlık" [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
nehr-i Merric tuğyān üzre cereyān itmegin [taşkın olarak aktığından]

Ar ṭuġyān طغيان z [#ṭġy fuˁlān msd.] azma, sınırları aşma, taşkınlık, isyan Ar ṭaġā طغا zazdı, taştı

Bu maddeye gönderenler: tağut


22.08.2017
tuhaf

Ar tuḥaf تحف z [#tḥf fuˁal çoğ.] hediyeler Ar tuḥfa(t) تحفة z [t.] hediye

tuhafiye

Ar tuḥaf تحف z [#tḥf fuˁal çoğ.] hediyeler

tul

Ar ṭūl طول z [#ṭwl fuˁl msd.] uzun olma, uzunluk, boy Ar ṭāla طال zuzadı, uzun idi

tularemi

İng tularaemia ateşli bir bulaşıcı hastalık (İlk kullanım: 1921 E. Francis, Amer. tabip.) öz Tulare Kaliforniya'da bir ilçe

tuluat

Ar *ṭulūˁāt طلوعات z [#ṭlˁ çoğ.] Ar ṭulūˁ طلوع z [t.] 1. (güneş veya yıldız) doğma, belirme, 2. (fikir, imge) ilham, doğaçlama +āt