tram

trakea

YLat trachea nefes borusu (İlk kullanım: y. 1255 Albertus Magnus.) EYun traχeîa τραχεία z [f.] kıtır şey, kıkırdak EYun traχýs τραχύς zsert, kıtır +ia

trakonya

Yun drákena δράκαινα z [fem.] 1. dişi ejder, 2. çarpan balığı, trachinus draco EYun drákōn δράκων zejderha, zehirli yılan, trakonya balığı

traksiyon

Fr traction çekme, germe Lat tractio a.a. Lat trahere çekmek, germek, sürüklemek +()tion

traktör

Fr tracteur 1. çeken, sürükleyen, 2. tarımda pulluk çeken araç Lat tractor çeken Lat trahere çekmek, sürmek, sürüklemek +()tor << HAvr *tregʰ- a.a.

tralala

Fr tra la la anlamsız şarkı sözü, nakarat

tram

[ Özön, Türkçe-Yabancı Kelimeler Sözlüğü, 1961]
tram: Fotogravür klişelerindeki küçük çizgi [ve] noktalar.

Fr trame bir dokumayı oluşturan iplikler, doku, fotoğraf basımında bir yöntem Lat trama a.a.


01.01.2011 den önce
trampa

İt tramuta değiştokuş, takas İt tramutare değiştirmek, dönüştürmek Lat trans+ mutari değişmek, dönüşmek

trampete

İt trompetta [küç.] askeri borazan, trompet İt tromba av borusu, borazan

tramplen

Fr tremplin zıplama tahtası İt trampolino a.a. Ger *tre(m)p- ayakla basmak +in°2 << HAvr *drem- HAvr *dreh₂- (*drā-) adım atmak, koşmak

tramvay

İng tramway raylı şehiriçi ulaşım aracı § İng tram ray, yola döşenen kalas İng way yol (<< Ger *wegaz a.a. << HAvr *weǵʰ- yol almak, götürmek )

trança

İt trancia [dev.] dilim İt tranciare enlemesine kesmek, dilimlemek << OLat trincare